Kartal’da çöken bina davası: Bir sonraki duruşma 11 Mart’ta

Kartal’da, 21 kişinin hayatını kaybettiği Yeşilyurt Apartmanı’nın çökmesinin üzerinden 5 yıl geçerken ihmallere kimlerin sebep olduğunun tespiti amacıyla açılan dava Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

AA’nın haberine göre, Kartal Orhantepe Mahallesi Bankalar Caddesi Sema Sokağı’ndaki Yeşilyurt Apartmanı’nın 6 Şubat 2019’da saat 15.59 sıralarında çöktü.

Enkaz altında kalanları kurtarmak için Çakabey İmam Hatip Ortaokulu’nda kriz merkezi oluşturuldu.

Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da enkaz alanına ve kriz merkezine gelerek çalışmaları takip etti.

Çökmenin ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları 5 gün sürdü. Bu sürede enkaz altında kalan 21 kişi hayatını kaybederken 14 kişi de yaralı kurtarıldı.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI BİR YIL GEÇMEDEN TAMAMLANDI

Bölgede risk taşıyan binaların tahliye ve yıkımına karar verilmesinin ardından başlayan kentsel dönüşüm çalışmaları, olayın üzerinden bir yıl geçmeden tamamlandı. Yapımı biten toplam 105 daire ve 25 dükkan sahibine anahtarları teslim edildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı binanın çökmesinin ardından olayda ihmali bulunanların tespiti için soruşturma başlattı.

Soruşturma kapsamında olayda sorumlulukları bulunduğu gerekçesiyle binanın projesini oluşturan Suzan Çayır, inşaatın teknik uygulama sorumlusu Uğur Mısırlıoğlu, inşaatın sağlık kurallarına uygun olup olmadığını denetleyen inşaat teknikeri Arzu Keleş Baran, proje ve inşaat mühendisi Osman Mısırlıoğlu gözaltına alındı.

Şüpheliler Çayır ve Mısırlıoğlu çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanırken Baran ve Osman Mısırlıoğlu’nun ise adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verildi.

Çayır, avukatının itirazı üzerine tutuklandıktan bir ay sonra tahliye edildi.

ÖN RAPORA GÖRE BİNANIN ÇÖKME NEDENİ BETON KALİTESİ

Soruşturma sürecinde inşaat mühendisi, makine yüksek mühendisi ve iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişilerce hazırlanan ön raporda, binanın yapımındaki ihmaller tek tek anlatıldı.

Raporda, çöken binanın inşaatında kullanılan betonun yıkanmamış ve elenmemiş deniz kumundan yapıldığı, deniz kumunun usulüne uygun elenip yıkanmamasından dolayı midye kabuklarına rastlandığı ve demirlerde korozyon oluştuğu belirtildi.

Bina inşaatı sırasında kullanılan beton kalitesinin projede öngörülen beton sınıfını karşılamadığı aktarılan raporda, öngörülenin yaklaşık yarı dayanımındaki kullanılan betonun TSE standartlarına uygun olmadığı kaydedildi.

Bilirkişi raporunda yapı iznine göre 7 katlı olan ancak 9 katlı yapılan Yeşilyurt Apartmanı’nın çökmesinin nedeninin, binanın inşaatı sırasında kullanılan beton kalitesinin TSE standartlarına uygun olmaması ve projede öngörülen beton sınıfı dayanımını karşılamaması olarak değerlendirildi.

Raporda, Yeşilyurt Apartmanı’nın yapım sürecinde rol alan kişilerin, olayda kusurlu olabileceği kanaatine varıldığı kaydedildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, binanın projesini oluşturan Suzan Çayır, inşaatın teknik uygulama sorumlusu Uğur Mısırlıoğlu ile yapı ruhsatının “mesuliyet alan” bölümünde “sürveyan” olarak görev yapan Arzu Keleş Baran’ın “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan ikişer yıldan on beşer yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep edildi.

İddianamenin kabul edilmesi üzerine tutuklu sanık Mısırlıoğlu ile tutuksuz sanık Baran, Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı.

Duruşmaya katılmayan sanık Çayır’ın ise firar ettiği ortaya çıktı. Mahkeme, Çayır hakkında yakalama kararı çıkardı.

Tutuksuz sanık Baran, savunmasında binanın yapıldığı tarihte 17 yaşında olduğunu belirterek, tüm sorumluluğun üzerine yıkılmasını kabul etmediğini, olayda da herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürdü.

Tutuklu sanık Mısırlıoğlu ise mimar olduğunu anlatarak, “Öncelikle böyle üzücü bir olay nedeniyle karşınızda olmaktan üzüntü duyuyorum. Ölenlere Allah’tan rahmet, yaralılara da şifa diliyorum. Suzan Çayır’ın mimarlık ofisinde çalışırken sınırları belirlenmiş bir sorumluluk alanım yoktu. Bana verilen her türlü talimat ve görevi mesleğe yeni başladığım için elimden geldiğince gerçekleştirdim. Özetle ofisin tüm yetkilisi ve sahibi Suzan Çayır’dı” dedi.

Yeşilyurt Apartmanı’nın yapımı boyunca gerekli denetim ve yükümlülükleri yerine getirdiklerini kaydeden Mısırlıoğlu, olayda bir kusurunun ve kabahatinin olmadığını savundu.

İlerleyen celselerde mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan sanık Uğur Mısırlıoğlu’nun da tahliyesini kararlaştırdı.

FİRARİ SANIK SUZAN ÇAYIR CELSE ARASINDA İFADE VERDİ

Dava kapsamında firari olan ve hakkında yakalama kararı bulunan Suzan Çayır, celse arasında gelerek savunmasını yaptı. Hakkındaki yakalama kararından haberi olduğunu belirten Çayır, sağlık problemleri yaşadığını öne sürdü.

Yeşilyurt Apartmanı’nın mimari proje tasarımcısı olduğunu anlatan Çayır, görevinin binanın mimari olarak tasarlanması ve İmar Kanunu’na göre hazırlayıp belediyeye sunulması olduğunu ifade etti.

Çayır, yıkılan binanın projesinin zemin artı 5 kat olarak hazırlanıp belediye proje onay bölümüne sunduğunu ve onay aldıktan sonra da yapı kontrol bölümüne geçtiğini, bundan sonra kendi sorumluluğun bittiğini savundu.

Binanın projeye uygun yapılıp yapılmadığının kontrolü yükümlülüğünün teknik uygulama sorumlusu sanık Uğur Mısırlıoğlu’na ait olduğunu ileri süren Çayır, “İnşaatın başlaması için yapı ruhsatında, sanık Uğur’un teknik uygulama sorumlusu olarak imzası vardır. Sanık Uğur’un teknik uygulama sorumlusu olarak attığı imzanın benimle alakası yoktur. Dolayısıyla bu binanın yıkılmasında benim bir sorumluluğum yoktur. Suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi ve tutuksuz yargılanmamı talep ediyorum” diye konuştu.

Mahkeme heyeti, Çayır’ın savunması alındığı gerekçesiyle hakkındaki yakalama kararının kaldırılıp serbest bırakılmasına hükmetti.

Dava süreci devam ederken haklarında ayrı bir soruşturma başlatılan binanın ruhsatının alındığı 20 Ekim 1992 yılından, çöktüğü 6 Şubat 2019’a kadar geçen dönemde Kartal Belediyesinde görev yapan belediye başkan yardımcısı, imar müdürleri, mıntıka mühendisleri ve şeflerinden oluşan 31 sanık hakkında ise ayrı iddianame hazırlandı.

Birleştirme talebiyle Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianamede, 31 sanık hakkında da “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan ikişer yıldan on beşer yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarının çelişmesi ve rapora yapılan itiraz sonucunda mahkeme tekrar bilirkişi raporu alınmasını istedi.

Birleşen dosya kapsamında 34 sanığın tutuksuz yargılandığı davanın bir sonraki celsesi 11 Mart’ta yapılacak.

(HABER MERKEZİ)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx