Mustafa Kemal Paşa’nın Kasım 1918’den 1919 Mayıs’ına İlerleyen Yolculuğu

Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 104 sene önce bugün, Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Ancak öncesinde İstanbul’da altı ay süren bir dönem boyunca kurtuluş çareleri düşündü. Bu içeriğimizde sizler için Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkmadan önce bu süreçte neler yaşadığını irdeledik…

Mustafa Kemal Paşa, gencecik bir subayken Libya çöllerinde başladığı mücadelesini uzun yıllar sürdürdü.

Trablusgarp’ta İtalyanlara karşı milis güçlerle birlikte savaşan Mustafa Kemal Bey, 1914’te Dünya Savaşı patlak verdikten sonra Yarbay rütbesiyle Çanakkale’de büyük başarılara imza attı. Anafartalar Kahramanı olarak nam salan ve bu savaşın ardından büyük bir üne kavuşan Mustafa Kemal Paşa, daha sonra Suriye Cephesi’nde de önemli başarılara imza attı.

Mondros Ateşkes Antlaşması ile yenilgiyi kabul eden Osmanlı Devleti’nin bir generali olarak İstanbul’a geldi.

Bütün gençliğini savaşlarda, cephelerde harcamış bir asker olarak geldiği İmparatorluğun başkenti, işgal altında teslim olmuş bir şehirdi. 

Buna rağmen tek bir an bile umutsuzluğa kapılmadı. 

İstanbul’a geldiği anı, not defterine şu satırlar ile kaleme aldı: 

‘İşgal zırhlıları arasından geçip limana çıktım. Tek başıma bir süre yürüdüm. Fazla param yoktu. Pera Palas’ta bir odaya yerleştim. Her şeyin mahvolduğunu gören bir adam gibi üzülüyor, mahvolan her şeyin toparlanabileceğini bilerek umutlanıyordum.’

İstanbul’da geçirdiği zaman zarfında kurtuluş çareleri düşündü. İstanbul’da işgale karşı direnişi destekleyen bir hükümetin başa geçmesi için çabaladı. Ancak başaramadı.

İstanbul’da geçen her gün, işgalcilerin şehre daha fazla yayıldıklarını, Osmanlı’nın tüm yönetim kademelerini kontrol ettiklerini, istedikleri isimleri de kolayca tutukladıklarını görüyordu. Belli bir noktadan sonra Kurtuluşun İstanbul’da değil ancak Anadolu’dan sağlanabileceğini anladı. 

Şimdi önemli olan, Anadolu’ya geniş yetkilerle geçebilmenin ve orada direniş örgütleyebilmenin zeminini hazırlamaktı. Bunun için çalışmalarına hız verdi.

İstanbul’dan ayrılmayı kafasına koyduğu günlerde planlar yaptığını fark eden Cevat Paşa, kendisine şöyle bir soru sordu:

‘Bir şeyler mi yapacaksın Kemal?’

‘Evet Paşam, bir şeyler yapacağım.’

‘Allah muvaffak etsin’

‘Mutlaka muvaffak olacağız.’

15 Mayıs 1919’da Yunanistan, İzmir’e asker çıkartınca, Mustafa Kemal Paşa da Saray’dan geniş yetkiler alarak Ordu Müfettişliğine tayin edildi.

Mustafa Kemal Paşa’nın İngiliz belgelerinde bulunan resmi görevi, Karadeniz’deki asayişi sağlamak ve bölgedeki milis güçlerin aralarındaki çatışmaları sonlandırmaktı. Mustafa Kemal Paşa, hareket etmeden önce annesini ziyaret etti. Kendisini bırakmak istemeyen annesine ‘gitmem lazım anne, çünkü buraların da Selanik gibi olma ihtimali var.’ dedi. Vatan kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Zübeyde Hanım çaresiz göz yaşlarını sildi.

16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan kalkan Bandırma Vapuru, bir milletin yeni başlayacak kurtuluş mücadelesinin izlerini taşıyordu.

Üç günlük oldukça riskli bir yolculuğun ardından Mustafa Kemal Paşa, Samsun’da Anadolu topraklarına ayak bastı. Şimdi önünde yeni ve uzun bir mücadele vardı…

19 Mayıs’ın bir Gençlik Bayramı olarak kutlanmasının sebebi, Atatürk’ün Kurtuluş Mücadelesi’nin başlangıç tarihi olarak bugünü belirlemesidir.

Atatürk’ün kaleme aldığı Nutuk, ‘1919 Mayıs’ının 19. Günü Samsun’a Çıktım’ girişiyle başlıyor. Milli Mücadele’nin ardından ilan edilen Cumhuriyet’in ve gerçekleştirilen Devrimlerin her zaman korucusu ve kollayıcısı olarak tayin edilen Gençlik, her 19 Mayıs’ta ulusal mücadelenin başlangıç tarihini Bayram olarak kutluyor. 

19 Mayıs 1919, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinde vurguladığı ‘en zor şartlarda, en karanlık günlerde, umudunuzu yitirmeden mücadeleye devam edebilmenin’ sembolü olan bir tarih olarak görülüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir